İstanbul’da LASIK – Deneyim Raporum – 13 Mayıs 2009 Çarşamba tarihli rapor
Simon tarafından hazırlanan operasyon raporu, 1978 / Nisan 2009’daki operasyon
Baharın uyanışına ve sabahın ilk ışıklarının ortaya çıkışına bakın. Güzellik, bakanlara kendini gösterir.
Halil Cibran
Swisslasik ve Eyestar sayesinde artık bunu gözlüksüz de yapabiliyoruz.
Her şey nasıl başladı: Refakatçi olarak benimle gelen kız arkadaşım Prisca ile birlikte, 19 Nisan 2009 Pazar günü Turkish Airlines ile İstanbul’a uçtuk. Havalimanında bizi Birol, şık bir arabayla karşıladı. Bizimle aynı uçuşla gelen iki başka hasta ile birlikte akşamı geçirdik. Ertesi sabah saat 11.00’de Fred bizi otelden aldı. Tavsiye edilen Taksim Gonen Oteli’nden Eyestar Kliniği’ne yürüyerek bile çok kısa sürede ulaşılabiliyordu. Kliniğe vardığımızda son derece sıcak ve nazik bir şekilde karşılandık. Bekleme salonunda yerimizi aldık ve hemen içecek ikram edildi. Her şey çok güvenilir, bakımlı ve ciddi görünüyordu. Bunun üzerine kız arkadaşım bana aniden, onun gözlerinin de lazerle tedavi edilip edilemeyeceğini fısıldadı. Hiç vakit kaybetmeden bir görevliye, kısa sürede göz lazerinin mümkün olup olmadığını sordu. Doktorla görüştükten sonra, Prisca’nın da ön muayeneye katılabileceği söylendi. Hemen eline bilgileri doldurması için bir form verildi.
Bir süre sonra beni muayene odasına çağırdılar. Doktor gözlerimi çok detaylı bir şekilde inceledi. Yapılan kontroller, Zürih’teki ön muayeneden bile daha kapsamlıydı. Her an yanımızda olan Fred, her şeyi bize tercüme etti, hatta İsviçre Almancası’na bile. Prisca’nın muayeneleri de tamamlandıktan sonra, onun gözlerinin de lazer ameliyatına uygun olduğu kesinleşti. Ücreti hemen ödedik. Bu tutar, İsviçre’de yapılacak bir ameliyatın yaklaşık dörtte biri kadardı.
Daha sonra saat yaklaşık 16.00’da tekrar kliniğe dönmeden önce bir şeyler yedik. Kliniğe geldiğimizde, bize ve diğer altı kişiye ameliyat en ince ayrıntısına kadar tekrar anlatıldı. Ardından bir kat yukarı çıktık. Üst katta, mavi galoşların üzerine bir çift daha giydik ki her şey mümkün olduğunca steril kalsın. Sıra bana ikinci olarak geldi. İlk hasta lazer olurken ben masaj koltuğunda oturdum. Bu sırada gözlerime uyuşturucu damlalar damlatıldı ve her şey dezenfekte edildi. Lazer işlemi düşünüldüğü kadar kötü değildi ve çok kısa sürdü. En önemlisi, hiçbir ağrı hissetmedim.
Sonrasındaki kontrol muayenesinden sonra otele döndük. Verilen talimatlara göre göz damlalarımızı kullandık ve ardından uyuduk. Ertesi sabah ikinci kontrolden sonra dördümüz birlikte İstanbul’da kısa bir şehir turu yaptık. Ameliyattan sonraki ilk günde bile görüş oldukça tatmin ediciydi. 22 Nisan Çarşamba günü, kısa bir alışveriş turunun ardından keyifli bir şekilde evimize döndük. Evde gözlerimizi, tavsiye edildiği gibi dinlendirdik. Buna rağmen özellikle kız arkadaşımda zaman zaman görme netliğiyle ilgili dalgalanmalar yaşandı. Şimdi, iki hafta sonra, ikimiz de memnunuz ve önümüzdeki haftalarda gözlerin iyi şekilde iyileşmesini ve görme netliğinin tamamen geri gelmesini umuyoruz.
Hayat büyüleyicidir, yeter ki ona doğru gözlükle bakılsın.
Alexandre Dumas (oğul)
Ya da doğru yerde, doğru kişilere gözleri lazerlettirmek… 🙂
